Akp Gerçeği

Vatana İhanetin Belgeleri

Cumhuriyet, Laiklik ve Atatürk Düşmanı bir Magandanın Son 12 yılda söyledikleri

İrticanın Portresi
Recep Tayyip Erdoğan
(1994 – 2006)
Belediye Başkanlığı Döneminde

“Elhamdülillah şeriatçıyız” (21.11.1994 Milliyet)
“Yılbaşına karşıyım” (19.12.1994 Sabah)
“Ben tekkeye değil dergaha gittim” (22.1.1997 Gözcü)
“Ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok” (12.5.1994 Hürriyet)
“Her 10 Kasım’da yaygara kopartılıyor” (14.11.1994 Hürriyet)
“İçki yasaklansın” (1.5.1996 Hürriyet)
“İstanbul’u Medine yapacağız” (Akis)
“Bütün okullar İmam Hatip yapılacak” (17.9.1994 Cumhuriyet)
“Sarık operasyonu çok komik” (15.5.1995 Sabah)
“Yeşil (kaldırım rengi) medeniyettir” (25.6.1994)

dddd.jpg
“Sadece imamlar resmi nikah kıysın” (9.5.1995 Milliyet)
“Ben Millet Meclisi’nin de dua ile açılmasından yanayım” (8.1.1996 Milliyet)
(Belediye Başkanlığı döneminde Belediye meclisinin her açılışı İstiklal Marşı yerine Kuran okunarak yapılmıştır. Yine böylebir dualı açılıştan sonra bunu söylüyor.)
“Ben İstanbul’un imamıyım” (8.1.1995 Hürriyet)
“Mayo reklamı şehvet sömürüsüdür” (6.3.1996 Hürriyet)

d.jpg
“Milli Piyango zulümdür” (29.9.1994 Hürriyet)

21042007113319.jpg
“Taksim’deki caminin temelini inşallah atacağız” (1.7.1994)
“Cumhurbaşkanı’nın imam hatipli olacağı günler yakındır” (5.2.1996 Akit)
“Türkiye kendine din olarak Kemalizmi almış ve başka hiçbir dine hayat hakkı tanımayarak kitlelere zorla dikte ettirmiştir…”
“Türkiye’nin yarınında artık Kemalizme ve Kemalizm benzeri rejimlere, sistemlere yer yoktur. Kemalizmin yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir. Bizim için en üst belirleyici, İslam’ın etkileridir. Her şey ona göre belirlenir.”
“Camiler kışla, minareler süngü, kubbeler miğfer,müminler askerimizdir.”

aaa1.jpg
“Demokrasi bizim için bir amaç değil, araçtır. Amacımıza ulaşana kadar demokrasiye bağlıyız.”
“Demokrasi bizim için bir tramvaydır. İstediğimiz durağa gelince ineriz.”

Dinci bir miting sırasında halka sesleniyor:

“Yolumuzun ortasında inek oturmuş, yolumuzu kapatıyor, menzile ulaşmamızı engelliyor. İneği yolumuzdan önce lafla, usul usul, sonra evvelallah sizlerin yardımıyla, artık nasıl olursa, nasıl denk gelirse kaldıracağız.” (İnek olarak Laik Cumhuriyeti ve Atatürk devrimlerini kastediyor.)
O dönem yanında olduğu Erbakan hocasının “kanlı mı olacak, kansız mı” söylemini bir başka şekilde seslendiriyor.
“Türkiye’yi eyaletlere bölmek lazım. Merkezi yönetimin bir takım yetkileri bunlara verilmelidir. Belediye Başkanları da bu konuda en yetkili olmalıdırlar. O bölgelerdeki her türlü eğitimde bunlara bırakılmalıdır.” (PKK gibi bölücülerle aynı söylem)
“Hem laik, hem müslüman olunmaz. Ya müslüman olacaksın, ya laik. İkisi birarada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisi birarada olamaz.”
“Referansımız islamdır. Tek hedefimiz islam devletidir.”
“Sen “Ne mutlu Türküm diyene” dersen, onun da “Ne mutlu Kürdüm” deme hakkı vardır.”
Oğlunun nikah davetiyesindeki tarih: “29 Zilkade 1421” (Nikah tarihi olarak Arap takvimindeki tarihi kullanıyor)
“1.5 milyarlık islam alemi, müslüman milletimizin ayağa kalkmasını sabırsızlıkla bekliyor. Kalkacağız, bu ayaklanma başlayacak.”
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir lafı koskoca bir yalan, Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır.”

Başbakan olduktan sonra

“Türkiye’yi pazarlıyorum. Bizim için verilecek para önemlidir. Herşeyi pazarlar satarız, parayı veren düdüğü çalar.”
“Bir tutturmuşlar laiklik elden gidiyor diye, millet isterse tabii ki gidecek be.”
“Kadın nereye isterse oturur, Sana ne yaa! Ayıp yaa!” (Kars’ta AKP toplantısında kadınlarla erkeklerin ayrı yerlerde oturtulmasını eleştiren gazeteciye)
“Bana verilen maaş çok düşük, yetmiyor. Sen ne kadar maaş alıyorsun?” (Almanya Başbakanı’na)
“Türkiye’de kürt sorunu vardır. Bunu Türkiyelilik kavramıyla çözmeliyiz. Türkiyeli kimliği her vatandaşın üst kimliği olmalı, Türk kavramı da alt kimlik olarak değerlendirilmelidir. İsteyen isterse yine ben Türküm derse desin.”
(Diyarbakır’da halka yaptığı konuşmada alt üst kimlik tartışmasıyla Türk kimliğini de Ermeni, Rum, Kürt gibi alt kimlik olarak gösteriyor.) PKK ile aynı söyleme giriyor.
“PKK’nın cenaze töreninde bayrağını açması da, F-16’ların alçaktan uçuş yapması da yanlış. İki tarafında yaptığı yanlış” PKK terör örgütü ile Türk Silahlı Kuvvetleri’ni aynı kefeye koyuyor, kendince her iki tarafa da eşit yaklaşıyor.
“Suriye’yi Lübnan’dan çıkardıkları gibi, bizi de Kıbrıs’tan çıkartırlar. Birileri bize çık der, kuzu kuzu çıkarız.”
“Ben müslümanım diyenin aynı zamanda laikim demesi mümkün değil”
“Fazla içmedin değil mi? Ağzın içki kokuyor.” (Avusturya’nın Ankara Büyükelçisi’ne)
“Dur dinle be!.. Dur dinle!.. 9 ay 10 gün be!..” (Seçim konuşmaları sırasında vatandaşa)
“Yahu, bu millet yatıp kalkıp size mi çalışacak.” (Erzurum’da çiftçilere sesleniyor)
“Sana mı kaldı türban konusunda karar vermek, bu ulemanın işidir. Ulema ne diyorsa o olur.” (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne)
(Danıştay’ın türban kararı konusunda) “Efendi sen kim oluyorsun, buna mecelle (şeriat hukuku) karar verir”
(Bir kaç hafta sonra işareti alan şeriatçı bir terörist Danıştay’ı bastı ve türban kararı veren Danıştay üyelerini silahla taradı, Danıştay üyesi bir hakimi öldürdü.) “Sallamaa.., elini kolunu sallamaa.., her yerin oynuyor be!” (Muhalefet milletvekiline)
“ABD’de özgürlük anlayışı var ama benim ülkemde yok” (Benim ülkem özgür değil diye, ABD gezisinde ülkesini Amerikalılara şikayet ediyor.)
“Ulan terbiyesizlik yapma! Artistlik yapma ulan! Hadi ananı da al git burdan” (Mersin’de bir vatandaşa)
Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmayan yüzlerce atamanın vekaletlerle yürütülmesi konusunda: “Biz hukuka aykırı bir şey yapmıyoruz. Mecelle’de (şeriat hukuku) böyle bir kaide var.”
“Ne konuşacam ben o kadınla yahu!” (Şehit annesine)
“Askerlik yan gelip yatma yeri değil” ( Şehit yakınlarına)

b1.jpg
“Söyleyin şu sahtekâra ne istiyormuş” (Almanya’da bir gurbetçi için söylüyor)
Bu lafı söylediği toplantıda salondaki vatandaşlara Türkiye Cumhuriyeti’nin Büyükelçisi’ni yuhalatıyor.
“Burası (kafasını göstererek) basmıyor. Hayatında iki koyun gütmediği için bunu kavrayamıyor.” (YÖK Başkanı Prof.Dr. Erdoğan Teziç’e)
“Kendisine kefilim, babam gibi güvenirim, Ona kendime inandığım gibi inanıyorum.” (Birleşmiş Milletler tarafından tüm dünyada terörist ilan edilen ve aranan El Kadı hakkında)
“Onları hoplatacağım.” (Terörist El Kadı’yı eleştiren muhalefet üyeleri ve gazetecilere)
PKK ateşkes kararı verince: “Biz de durduk yerde onlara operasyon yapmayız” (PKK’yı muhatap alıyor ve ateşkes kararlarına jest yaparak karşılık veriyor.)
“Neyseki, yaşına başına saygı duyuyorum. Ağzı olan konuşuyor be!” (Kıbrıs davasının 50 yıllık lideri Rauf Denktaş’a)
“Ulusalmış, milliyetçiymiş, Ne milliyetçisi yahu, Bunlardan olsa olsa saman milliyetçisi olur.”
“Sanki maçta gibi bağırıp çağırıyorlar, (Türkiye laiktir, laik kalacak) diye, bunlar hoş şeyler değil.” (AKP Genel Kongresinde)
Şerefsizler Bizim çocuklar açmı kalsın be!
Kes ulan sesini
Sana üç nokta koyarım
Otur ulan oturduğun yerde, herşeye burnunu sokma
Ve diğerleri;

2002 seçimlerinden hemen önce ve Başbakan olunca:

“Ben gelişerek değiştim.”

Başbakanlığının 4. yılında:

“Ben hiçbir zaman değişmedim. İslami fikirler değişmez.”

Ve henüz 1980’li yıllarda Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk ve Cumhuriyet rejimine karşı etmiş olduğu yemin:

“Ben Muhammed Müslüman ümmetindenim. Türkiye dinsiz, laik bir memleket haline gelmiştir. Hayatımı Mustafa Kemal dinsizliği ile savaşa adayacağıma, Türkiye’yi bir din ve şeriat devleti haline getirmek için mücadele edeceğime, Kemal Paşa zamanında çıkarılan dinsiz kanunların tatbikini önleyeceğime, kısa zamanda ümmet esasına dayanan, şeriat devletinin kurulması için çalışacağıma, dinim, Allahım ve bütün mukaddesatım üzerine yemin ve kasem ederim.” Recep Tayyib ERDOĞAN
Recep Tayyip Erdoğan’ın son 12 yılda hem Belediye Başkanlığı döneminde, hem de Başbakanlığı sırasında söylediği yukarıdaki laflarına bakınca; 1980’li yıllarda yaptığı yeminine harfiyen sadık kaldığını ve yeminini gerçekleştirme yolunda tüm gücüyle çalıştığını görmemek için herhalde ya kör olmak, ya da Türkiye Cumhuriyeti düşmanı olmak gerekiyor.
“Cumhurbaşkanı’nın imam hatipli olacağı günler yakındır.” (5.2.1996 Akit)
Bu adam Türkiye Cumhuriyeti’ne layık mı?
Bu adam Atatürk’ün Çankayası’na layık mı?
Hem Laik değil, hem layık değil.
Mustafa Kemal Atatürk “Laiklik Adam Olmaktır” demiş,
O zaman bu adam, adam değildir.
Adam olmayan biri ve partisi Atatürk’ün kurduğu bu
ülkede yine de %34 oy alabiliyorsa…………


Reklamlar

Mayıs 4, 2007 - Posted by | Akp | , , ,

21 Yorum »

  1. BENCE BUNLARA OY VEREN HALK SÖYLEDİKLERİNİN ÇOĞUNU BİLMİYOR.TAYYİP’in BU SÖZLERİNİ SEÇİM ÖNCESİ HALKA AKTARMAK LAZIM TELEVİZTONDA.

    Yorum tarafından HAKAN | Mayıs 15, 2007 | Cevapla

  2. Sevgili ARSLAN

    Once boyle bir emege saygi ile egilir, selamlarimizi kabul buyurunuz. Cok harika bir calisma ellerinize saglik.

    Bende bu sayfa linkini tum mail arkadaslarima iletiyorum. Herkes gorsun incelesin amaci ile. Iyi varsiniz.

    Saygi ve selamlar.

    Sevgi ile kalin.

    Ali YANMAZ

    Yorum tarafından Ali Yanmaz | Mayıs 22, 2007 | Cevapla

  3. Aymaz CHP’lileride hesaba koymalıyız.Belediye başkanları
    dernek yönetimlerinide ele geçirerek bir kaç oy daha fazla alayım diyerek en kuçuk muhalefete tahammul etmemeleride Tayyibin yukselmesine sebep olmuştur.Çok çalışkan bir arkadaşım hem ADD şubesini kurdu hemde yerel gazetede köşe yazıları yazıyordu.CHP’li belediye başkanı hem dernek yönetimini ele geçirdi hem yerel gazete de köşesini elinden aldı,uyduruk su faturaları ile de ezmeye çalıştı.Bu aymazlığın yeni şehitlere de neden olduğu bir gerçek değil mi?Ne AB ne ABD Tam Bağımsız Turkiye”diyenlere uyuz muamelesi yapanlar sizin de sonunuz 23 temmuzda görülecek.Birleşmeyi Ataturk’de değil koltuk paylaşımında yapanlar.!….

    Yorum tarafından Cavit Ferit | Mayıs 26, 2007 | Cevapla

  4. evet ne kadar da kelimelerede ağırlık varmış
    sizler acaba kimsiniz. bu siteyi hazırlayanların tarihle bilgisi yok denecek kadar cahildir. alın size ismet inönü gerceği
    1.

    Tarih, kurgusu en iyi yalanların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir senaryodur. İddialı bir cümleyle başladığımın farkındayım. Ancak iddialı işler bizi hakikate ulaştırabilir. Tarih, tarih boyunca iki taraf arasında can çekişmiştir; iktidar sahiplerinin yazdıkları tarih ve onların iktidarına karşı olanların söylediği tarih. Bu şiddetli fırtına da “ne yapsak?” sorusunu sormak yerine oturup tarihi okumak gerekir. Ölçerek ve hatıratlara yaslanarak…

    Kötülükle örülen hiçbir duvar kalıcı olmuyor. Art niyetle beslenerek taşınan hiçbir taş bir duvar olamıyor. Seksen yıldır duygularımıza, düşüncelerimize, hassasiyetlerimize duvar öremedikleri gibi dikkatlerimize de duvar öremediler. Bu millet, milli şef diye kendisine öğretilen zevatı hiçbir zaman unutmayacak, yaptıklarını da… İhanet kavramı eğer göreceli bir kavram ve düşünce özgürlüğü sınırları içerisine girebiliyorsa bunu tartışmak lazım gelir. Bunu genç arkadaşlara anlatmak lazım gelir. İkinci Abdülhamid’e söz ettikleri baskısından ötürü nefret besleyenler, topyekûn milletin üzerinde bir istibdat oluşturdular. Söz ettikleri gibi, halk Abdülhamid’e düşman değildi, Abdülhamid’e nefret besleyenler, bir grup eyyamcı takımından başkası değildi. Ama bütün bir halk sizden nefret etti, isminin başında ‘sayın’ ifadesini asla kullanmayacağım İsmet İnönü.

    Cumhuriyetin ikinci cumhurbaşkanı İsmet İnönü, zihnimdeki yerde, kendisi olamamış daha doğrusu şu kadar yıllık ömründe var olmayı becerememiş ender şahsiyetlerden birisidir. Kaybetmiş ve koskoca milleti korkunç bir kayboluşa sürüklemiş bir adamdır.

    İsmet İnönü’yü bilenler, karneyle ekmek almak zorunda kalanlar ve elif cüzlerini toprağın altına saklayanlardır. Bu iki hadise belki bizim için bir anlam ifade etmiyor ancak, bu despotik uygulamaya tanıklık edenlerin, İnönü devrini her hatırladıklarında, gözlerinden nefretle karışık yaşlar akıyor.

    2.

    Mustafa Kemal’in ölümüyle bir seçim yapıldı. Ne yazık ki bu seçimde, hiç olmaması gereken adam seçildi. Halkın sevmediği, kimsenin sempati duymadığı bu adam, hem de bir yıldan fazla bir süredir köşesinde oturan, kenara alınan İsmet İnönü, yapılan en büyük yanlıştı. Aslında bir aldatmacaydı. Seçim; Mareşal Fevzi Çakmak olmalıydı, yakışan da buydu, olması gereken de… Bir tarafta halkın hürmet ettiği Fevzi Çakmak, diğer tarafta kimsenin sempati duymadığı İsmet İnönü… Halen yaşadığımız sıkıntılar, Mareşal’in olmamasının sıkıntılarıdır, bunu anlamak gerekiyor. İsmet İnönü’nün, Mareşal’i ne kadar sevdiğini, Mareşal vefat ettiğinde, halkın ısrarlı tepkilerine rağmen, hatta bir grup öğrencinin radyo binasının önünde toplanmasına rağmen radyoda müzik yayınlarının durdurulmamasından anlayabiliriz. Kaldı ki halkın sevdiği Mareşal, İsmet Paşa’yı görmeyi reddedecek kadar sevmezdi İnönü’yü.

    3.

    Kendisine karşı ilk siyasi rakip olarak kurulan Milli Kalkınma Partisi’nin kurucusu Nuri Demirağ’ın malvarlığını kamulaştırması, İsmet İnönü’nün ne kadar eşitlikçi ve demokratik olduğunu da ortaya çıkarıyor aslında. Nuri Demirağ’ın malvarlığına devlet güçlerini kullanarak el koyması, çok partili hayatı ne kadar istediğinin yanında nasıl istediğini de ortaya koyuyor; benim istediğim gibi olursa, olsun yoksa yok olsun! Şimdiki Halk Partisinin de zihniyeti aynı sayılmaz mı?

    4.

    İsmet İnönü, tutarsızlığıyla da üzerine konuşulması gereken bir isimdir. Kendisine verdiği ‘milli şef’ ve Mustafa Kemal’e verdiği ‘ebedi şef’ unvanı, 26 Kasım 1934’te çıkarılan “Lakap ve unvanların kaldırıldığına dair kanun” la çelişmiyor mu? Halk Partililer de bunu görebilecek göz var mı dersiniz?

    5.

    İsmet İnönü’yü, onun kendisine layık gördüğü sıfatla, “milli şef” olarak görenler, onun demokrasi taraftarı olduğundan söz ediyorlar. Gerçek, gerçekten öyle mi? Değil! Çünkü İsmet İnönü devri, Türkiye tarihinin en karanlık ve en şaibeli devridir. Dış baskılar sonucu, mutlaki yönetimini ‘çok partili sistemle de yürütebilirim’ anlayışıyla mecburen kendisinden başka parti kurulmasına izin vermiştir. Kaldı ki, İnönü tarihte ancak mizah kitaplarında yer alabilecek kadar tuhaf bir uygulamayı, açık oy, gizli tasnif usulünü uygulatmış, seçimden sonra sandıkları yaktırmış ve seçimlere hile karıştırmış bir karanlık adamdır.

    6.

    Resmi tarihin yalanlarıyla büyümüş birisi yukarıda anlattıklarımıza ‘o kadar da değil’ diye yaklaşabilir. Tarihi tek kitaptan değil de başka kitapların da sayfalarından okuduğumuzda, İsmet İnönü’nün siyasi dehasının(!) ne kadar büyük olduğunu görebiliriz. Lozan’ı söylemeyelim, sadece on iki adanın elimizden nasıl çıktığına bakmak yeterli. [Ancak doğru ifade bu değil, doğrusu on iki adayı nasıl verdiğimizidir!] Usta diplomat, büyük devlet adamı(!) İnönü, elimizdeki adaları bir hiç pahasına bırakıp gelmiştir. On iki adanın nasıl verildiğini görmek için okul kitaplarından başka tek bir kitap okumak kâfidir.

    7.

    İsmet İnönü, aç kalma ile yetim kalma arasında bir tercih değildir. İnönü’yü aklamaya çalışanlar: “Evet aç kaldık ama yetim kalmadık” demeye getiriyorlar. Bu, cumhuriyet aklının tipik bir göstergesidir; Razı olmak. Eğer doğru adımları atabilseydik, yetim kalmadığımız gibi aç da kalmazdık. Ama o doğru adımı atamadık. İnönü’nün reis-i cumhur seçilmesi, geri dönülmez bir yanlışlıktı. Gayri ihtiyari şunu söylemek zorunda kalıyorum; Mareşal olsaydı, böyle olmazdı. Ne aç kalırdık, ne yetim ne de Mushafsız.

    8.

    “Sizi ben bile kurtaramam” diyerek siyasi tarihimizin en sesli cümlelerinden birini kurmuş olan İnönü’yü, resmi tarih bile kurtaramadı. İsmet İnönü’yü ve “sizi ben bile kurtaramam” uyarısını yaptığı Adnan Menderes kabinesini yan yana koyalım ve halka soralım; gönlünde yatırdığı taraf hangisi? Bu millet hangi tarafı daha iyi hatırlıyor, hangi tarafa daha fazla hürmet ediyor?

    9.

    “Başımıza kulak istiyoruz” diyerek, Büyük Doğu dergisine büyük bir kulak fotoğrafı çeken Necip Fazıl merhum da öldü, bu cümleye müthiş bir alınganlık sergileyen İnönü’de… Bu satırları yazan kişi de ölecek, okuyanlar da… Resmi tarihin söyledikleri gerçek olanın bilgisinin öğrenilmesini engellemiyor. Sonuç olarak kalabalıkların algı biçimi doğruya doğru yönlenmekte geç kalmıyor. Resmi tarih nerenin havasını çalarsa çalsın, duyulan müzik yine mehter marşı oluyor. Bunu da mı duymuyorsunuz?

    Yorum tarafından ethemseker | Mayıs 28, 2007 | Cevapla

  5. Sayin Arslan,

    Öncelikle elinize, kaleminize saglik diyerek, emek ve cabanizi tebrik ediyorum.
    Sayfa linkinizi ben de tüm arkadaslarima ileterek herkesin bilgi sahibi olmasini saglayacagim
    Saygilarimla

    Yorum tarafından Aysenur | Mayıs 28, 2007 | Cevapla

  6. İnönü Eylül 1937’de Atatürk’le aralarındaki bazı görüş ayrılıkları yüzünden ve onun isteğiyle başvekillikten ayrıldı. CHP’nin genel başkan yardımcılığından da alındı. Görüş ayrılıkları büyük ölçüde İnönü’nün devletçilik uygulamalarından doğmuştu. Atatürk devletçilik uygulamalarının İnönü’nün düşündüğü biçimde genişletilmesinden yana değildi ve aynı görüşü paylaşan iktisat vekili Celal Bayar’ı İnönü’ye karşı siyasal bir seçenek olarak görüyordu. İnönü ikinci kez başbakanlıktan ayrılınca yerine Celal Bayar atandı. İnönü bu dönemde yalnızca TBMM’de Malatya saylavı (milletvekili) olarak görev yaptı

    Yorum tarafından ethemseker | Mayıs 28, 2007 | Cevapla

  7. nefret ediyorum rteden

    Yorum tarafından cemal1977 | Haziran 9, 2007 | Cevapla

  8. başbakanımın arkasındayım o şehitler yatıyo güzel ama komutanlar 20 milyarlık viskiler eğlenceler ve benzeri şeyleri yapıyo başbakanım onları kast etmişdir o yatanlar onlardır şehit olanlar yatmıyorlar başları yatıyo

    Yorum tarafından FATİH | Haziran 24, 2007 | Cevapla

  9. yalansam yalan diyin o komutanlar yan gelip yatmıyomu askerler acı çekerken komutanlar yan gelip yatmıyomu kardeşim söle yalansam söle
    bizim askerde anamızı alattılar kendileri yangelip yattılar bizi harbe saldılar yalansam söleyin başbakanım onu kast etmiş olmalıdır bence

    Yorum tarafından FATİH | Haziran 24, 2007 | Cevapla

  10. Fatih bey :

    Bir yarbay bir binbaşı şehit

    PKK’nın Şırnak’taki saldırısında ikisi subay üç asker şehit oldu

    10/06/2007 (1281 kişi okudu)

    ŞIRNAK – Güçlükonak ilçesinde PKK’lılar karayolunda güvenlik güçlerinin geçiş güzergâhı üzerine döşedikleri mayını uzaktan kumandayla patlattı, infılak eden araçta bulunan Piyade Yarbay Melih Gülova, Binbaşı Ramazan Armutçu ve bir onbaşı şehit oldu. Patlamada altı asker de yaralandı.
    Son günlerde artış gösteren PKK saldırılarının sonuncusu dün Şırnak’ın Güçlükonak ilçesinde meydana geldi. İlçeye bağlı Akçay Köyü yakınlarında bulunan 6. Motorlu Taşıtlar Tugay Komutanlığı’na bağlı askeri birlikler konvoy halinde Akdizgin bölgesine doğru giderken PKK’lılar yola önceden döşedikleri mayını uzaktan kumandayla patlattı. İnfilak eden araçta bulunan Piyade Yarbay Melih Gülova, Binbaşı Ramazan Armutçu ve adı açıklanmayan bir onbaşı şehit oldu. Patlamada altı asker de yaralandı. Güçlükonak’a 10 kilometrlik mesafede meydana gelen patlamada yaralanan beş asker Şırnak Askeri Hastanesi’nde tedavi altına alınırken, bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı. Şehitler için bugün Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı’nda tören düzenlenecek.

    (Radikal, dha)

    Yorum tarafından akpartigercegi | Haziran 24, 2007 | Cevapla

  11. kardeşler.önce memleketi satıp kazandığı parayla gözümüzü boyadı,halkın en güçsüz yönünden dininden yararlandı,oğluna aldığı o koca yat gazetelerin baş sayfasında yer buldu,göstermelik cuma namazlarına gitti,türk’üm demedi türk kimliği bizim üstü kimliğimizdir dedi.şehitleri adamdan bile saymadı, sorarım size bu adam müslüman mı?(ayrıca ben 2 ay öncesine kadar en büyük destekçilerinden biriydim)

    Yorum tarafından çağrı | Temmuz 1, 2007 | Cevapla

  12. eeee kardeş söyle bakalım o kadar yoklun yoksullunj içinde o kadar dışarda kalan vatandaşımız varken açlıktan ne yapacağını bilmeyen vatandaşımız var ken ankaradaki komutanların kendi
    resturantında şarap içmesi doğrumu ve bu şarap ın fiyatı tam on yedi milyar bizler vatana vişki şarap içsinler diye vergi ödemiyoz kardeşşşşşşşşş o kadar aç insan var ken doğrumu işde bu yan gelip yatmak değilmi hah cv ver

    Yorum tarafından fatih | Temmuz 2, 2007 | Cevapla

  13. vatan toprağını satmaktan çekınmeyen,şehitlere saygısı olmayan.vatandaşına siktir çeken,şehidimize kelle diyen,
    dini kendine oyuncak etmiş eden :Atatürke ve cumhuriyete rejime fiilen saldırıda bulunan bu kişilik(siz) ne yazıkki başımızda duruyor
    bu amerikan köpeklerine oy vermeyin
    ALLAH RIZASI İÇİN.
    TÜRKÜN TÜRKTEN BAŞKA DOSTU YOKTUR

    Yorum tarafından vatansever | Temmuz 8, 2007 | Cevapla

  14. KEMAL YUMURTAKIRAN, RECO KONGO KENESİ,KÜRŞAT DÜZÜLMEN
    bu zat lar servetini servet yaptı tüyü bitmemiş lerin hakkını çaldı vatandaşını yoksul eetti vatan toprağını sattı şehide kelle dedi,siktir çekti ,atatürke küfür etti, bu adamların ataları soyları ermenidir ,tıpkı kenan evrenin israil asıllı olması gibi .bunlar müslüman bile değil ,.ananıda al siktir git reco kongo kenesi.vatandaşını kanının çok emdın

    Yorum tarafından TÜRKOĞLU TÜRK | Temmuz 8, 2007 | Cevapla

  15. şu anda ülkede tam özgürlük yoktur.insan üniversiteye ister mini etkle ister başörtüsüyle girer.inanç ise vicdan meselesidir.kimi laik our kimi müslüman.

    Yorum tarafından muhammet | Ağustos 2, 2007 | Cevapla

  16. akpden imza kağıt olmadan işe bile giremiyoruz bumu adalet siktirip gitsin başımızdan artık üstede okuudğumuz gibi herşey ortada ülke için parayı veren düdüğü çalar diyoor kendisi gençlik kolalaından oy toplatıyo bu adamı indirmessek sonumuz hiçde iyi değil iran gibi bi ülke olmak istiyorsanız buyrun akpye verin oyunuzu ama haber yok tayyibin atatürk olmasa a…. yunan maslarında meze olucaktı.. bunuda hatırlasınn şe…. herifff

    Yorum tarafından efe | Temmuz 4, 2008 | Cevapla

  17. türküm ve bununla gurur duyuyorum.sapına kadar atatürkçüyüm ve çevreme bunu aşılıyorum.en yakın zamanda bu şerefsiz hükümetten kurtulucaz buna inanıyorum.halkın gözünü çok iyi boyadılar.recep tayyip denilen bu herif türkiye cumhuriyetine gelmiş en şerefsiz adamdır.bu adama oy verenlerınde neden ,niçin verdikleriniçok merak ediyorum.burası atanın ulkesı.koskocaman turkıye cumhurıyetı bır ataturkcu ınsanı basa getıremıyosa vay halıne.ama bu ulkede bızler varız.bu ulkeyı bız cumhurıyetcıler yonetıcez.

    Yorum tarafından ertuğrul sertbaş | Temmuz 10, 2008 | Cevapla

  18. genç beyler bayanlar atatürkçüler kemalistler ayaklanalım.artık yeter .bu ülke bizim.bu ülke kolay kolay kurulmadı.mılyonlarca sehıt verıldı bu ulkede.bu ulke bı tayyıp serefsızıne kalmadı.turkuz,turkcuyuz,ataturkcuyuz herkes bu sloganı atıcak,attırıcaz bu sloganları meydanlarda.bu hukumet gıdıcek.bunların hepsı dınden bahsederler ama hıc bı tanesının dınle alakası yoktur.fetullah denılen serefsız herıfle bırlıkte ulkeyı parcaladılar yabancılara sattılar.sımdıde butun herkesı kemalıstlerı ergenekon adı altında ıcerı alıyolar.bunların yatıcak yerlerı yok.atanın kemıklerını sızlattılar.yazıklar olsun bu hukumete ve onlara oy atanlara.gecelerı uyku uyuyamaz olduk.bınlerce mılyonlarca sehıt bu serefsız gelsın bızı yonetsın dıyemı verıldı.yazık yazık cok yazık.artık bı seler yapmalıyız.halkı orgutlemelıyız.kımse bı sey yapamaz bıze .cunku bız ataturkun evlatlarıyız.kendımı dıger ınsanlardan ustun tutuyorum acıkcası.çunku ben ataturkun bır evladıyım.onun bıraktıgı ulkede yasıyorum ve sonuna kadar da bu serefsız hukumetle savasıcagım.selametle.

    Yorum tarafından ertuğrul sertbaş | Temmuz 10, 2008 | Cevapla

  19. ne oldu ya bu memleketi siz kimin zannediyosunuz osmanlı imparatorlugu deilmiydi atalarımız ne oldu siz nerden geldiniz buralara vatıkandanmı gonderdiler sizin gibileri yoksa busmu gonderdi siz yoksa o lanetli pis yahıdilerin devamımısınız ya kimsiniz siz bi avuç insanlar begenmeyen varsa simdiden soyleyeyim o eski yahidi donmesi pasalarınız yok artık yani ordu artık tasviye edildi artık turk ordusu oldu eski kansız komutanlar yok artık pkk sempatizanı pasalar bu ulke musluman ulkedir begenmeyen varsa ozune donsun vatıkana yada lanetlilerin yanına israile donun artık ya ben başkanımın soyledigi herseye canı gonulden katılıyorum

    Yorum tarafından isa | Şubat 10, 2009 | Cevapla

  20. bide siz ataturku peygambermi zannediyosunuz ya siz harbi şaşırmışsınız ALLAH hidayet versin size o bi insandı normal bi insan, sadece bi turk milliyetcisi bi komutandı FATIH SULTAN MEHMET’in kemikleri sızlıyodur asıl şimdi onun istanbulunda nasıl ınsanlar konuşuyo ce he pe deniz baykal kemal k. ve bunun gibi asalak beyınli surungenler. o şehitler din sehidiydi kardeş çanakkale sehitleri hatırlarsan haclı ordusuydu uyanın ey gidi ey dininze sahip çıkın. tabiki imam nikahı kıyılması lazım hemde mecburidir dinimiz bunu emretmiş musluman deilseniz tabiki size hoş gelmez ama sizin çagdaş dediginiz butun dinlerde kilise nikahı kıyılır ..savaş acakmışsınız iç savaş ayaklanacakmışsınız deniz baykal abiniz oylemi ogutluyo sizi alayına gider la alayına butun sizin zihniyete bi be3n alayınıza yeterim sizin akıllı yazılar yazın …..

    Yorum tarafından isa | Şubat 10, 2009 | Cevapla

  21. rizeli musluman turkler yeter bu zubbe entel dantel kupeli pis kokularını prfumle gizleyen insanlara ben muslumanım olum kaç kişi var bu ulkede bu yazdıklarını destekleyen keşke oyle bi karmaşa çıksada bı temizlesek sizi bu ulkeden…

    Yorum tarafından isa | Mart 19, 2009 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: