Said-i Nursi kimdir?
1877 yılında Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Nurs köyünde doğan ve 24 mart 1960 tarihinde ölen ve bidayette Saidi Kürdi diye anılan bir şahsın esas gayesi, Türklüğü tahrif ederek ayrı bir Kürt devleti kurmaktır. Nitekim yaşamı boyunca bu amacını gerçekleştirmek için etkinlik göstermiştir. Doğduğu bölgeden İstanbul’a gelen Said-i Kürdi, 31 Mart ayaklanmasına katılmış, Milli mücadele döneminde Kürt Teali Cemiyeti kurucuları arasında yer almıştır.
Milli Eğitim Müdürü el öpme kuyruğunda
Said-i Nursi’nin öğrencisine büyük ilgi
Bolu’da Risale-i Nur Enstitüsü’nün konferansına katılan Said-i Nursi’nin öğrencisi 80 yaşındaki Mustafa Sungur büyük ilgi topladı. El öpmek isteyenler sıraya girdi…
Bolu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Risale-i Nur Enstitüsü’nün ’Meşrutiyetin 100. Yılında Türkiye’-nin Demokrasi Serüveni’ konulu konferansının kendi salonunda yapılmasını son anda iptal etti. Bunun üzerine harem-selamlık konferans Bolu Belediyesi’ne ait nikah salonunda yapılırken, Said Nursi’nin öğrencisi 80 yaşındaki Mustafa Sungur’un elini öpmek isteyenler sıraya girdi. İl Milli Eğitim Müdürü Recep Sezer de kuyruğa girdi ve elini tuttuğu Mustafa Sungur’un önünde saygıyla eğildi. Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ahmet Akgündüz ve yazar İbrahim Kaygusuz konferans verdi. Konferansa katılan çocuklara salona girişte Kuran ve dini kitaplar dağıtıldı. Risale-i Nur Enstitüsü Bolu Temsilcisi Feyzullah Arslan, konferansın yapılacağı salonda programın iptal edilmesine tepki göstererek, “Konferans için 3 Ocak’ta izin aldık. Onu göre davetiyeler basıldı ve tanıtımlar yapıldı. Toplantının yapılacağı gün başka bir program konulduğu için iptal edildiği belirtildi. Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Valilik hakkında davacı olacağız” dedi.
Devamı »
Dinlerarası diyalog ve Fethullah Gülen
![]()
İslam ve Dinsel Çoğulculuk
Bilindiği üzere son peygamber Hz. Muhammed tarafından tebliğ edilen ve zaman içinde kurumsallaşan İslam, sahip olduğu kutsal kitabın kendisini “en doğruya ileten ilâhi bir rehber” olarak nitelemesinden hareketle tüm insanlık için kıyamet gününe kadar kendini son ve en mükemmel dinsel sistem ve kutsal yasa olarak görmektedir. Bu bağlamda o, kendi dünya görüşü içerisine kendinden önce gelen dinsel gelenekleri de yerleştirmektedir. Buna göre, Hz. Muhammed’den sonra başka bir peygamber, İslam’dan sonra da evrensel olarak bağlayıcı yeni bir İlahi Yasa olmayacaktır. İşte bu anlayış, sadece İslam sonrası dinlerin değil aynı zamanda İslam öncesi dinsel geleneklerin yukarıda ifade ettiğimiz dini çoğulculuk çerçevesinde Müslümanlar için onları hem söz konusu bu dinsel geleneklerle ilgili hem de onlara karşı geleneksel olarak sahip olduğu tutum ve tavırla alakalı olarak yeni mütalaalarda bulunmaya sevk eden bir meydan okuma olduğu düşüncesine bizi sevk etmektedir. Söz konusu bu mütalaalara girmeden önce Kur’an’ın Hz. Peygambere vahyedildiği dönemin yapısı ile ilgili kısa bir bilgi vermek istiyoruz.
ABD ve İngiltere’nin AKP’nin kuruluşundaki destekleri ve övgüleri
İcazet ABD’den müjde İngiltere’den
Necip Fazıl, sıkı şeriatçiliğinın yanında iflah olmaz bir Atatürk düşmanıydı. 1940′lı yıllara kadar içkisini içen, kumarını alenen oynayan, şiirlerinde “kadın bacakları”nı ön plana çıkaran bir şairdi.
“Ata Senfoni” adlı kitabı, at yarışları oynarken biriken borçlarını ödemek için İş Bankası adına yazdığı bir kitaptı. Yine birgün kumar oynarken basılmasının ardından ben orada araştırma yapıyorum diyebiliyor, bu basılma olayından sorumlu tuttuğu Ahmet Emin Yalman’i “Deyyus”lukla suçluyordu. Arkasından da, şimdi Vakit gazetesi yazan olan; Fadimeyle, Aczimendi Şihi Müslüm’ün basıldığı evin sahibi Hüseyin Üzmez, Ahmet Emin Yalman’i din adına vuruyordu. Devamı »
TÜRKiYE’NiN YENİ ‘FETRET’ DÖNEMİ, BOP, Ilımlı İslam
TÜRKiYE’NiN YENİ ‘FETRET’ DÖNEMİ
Istanbul’da 15 ve 20 Kasim 2003 tarihlerinde patlayan bombalar, Türkiye’nin küresel düzen içindeki yerinin yeniden tanimlanmasi tartişmalarini da tetiklemiş görünüyordu.
El Kaide bağlantili islamci bir örgütlenme tarafindan gerçekleştirilen eylemlerde onlarca kişi yaşamini yitirdi. Ölenler arasinda Ingiltere’nin Istanbul Başkonsolosu da vardi.
Türkiye’de Sinegoglara, Ingiliz Başkonsolosluğu’na ve İngiliz-Yahudi sermayesinin uluslararasi bankalarından HSCB’ye yönelik kanli eylemlerin, daha önce Amerika Birleşik Devletleri, Ingiltere, Ispanya, Irak, Suudi Arabistan ve Tunus’ta gerçekleştirilen, Islami renkli saldirilardan farkli değerlendirildiğini söylemek mümkündü. Devamı »
AKP Bitlis Milletvekili – Zeki Ergezen (Bayındırlık Bakanlığından İstifa Etmişti)
Irz ve Namus düşmani sağcılar ve solcular
AKP’li Bakan Zeki Ergezen, sağcı ve solculan “Irz ve namus düşmanı, taciri” olarak suçlarken, düzenin de yıkıldığını iddia ediyordu:
“… Dört-evlilik; Kur’an dört evliliğin nasıl yapılacağını tarif ediyor. Müslümanlardan kaç tanesi böyle olabilir?… Ama kendileri gayri meşru yaşantılarını devam ettirebilmek için Müslümanları akılarınca köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar… Halbuki, kendileri gayri meşru hayat yaşıyorlar. Ne dörtte kahyor, ne kırk dörtte kalıyor…
Namus, ırz düşmanı bunlarl.. Namus, ırz tüccarları bunlar!, Sağcısı da solcusu da böyle!…
Bu düzen yıkılmıştır da fakat Müslümanlar batının oyununa geldikleri için, kendi nizamlarını takdim edemedikleri için mevcut düzenin yerine kendi nizamlarını nasıl kuracaklarını halka anlatamadıkları için, bu düzen payandalarla durduruluyor. Çünkü bu düzenin ayakta durması mümkün değildir…”
Türkiye’de siyah köpekler var
“Ordu bize karşı müdahale yapamaz, yaparsa ağızlarına burunlarına dolaşır” diyen, Zeki Ergezen, bir konuşmasında da şunları söylüyordu:
“… 70 yıldır Türkiye’de siyah köpekler var. Bu siyah köpeklerden kurtulmalıyiz- Ben Laik değilim. Kur’an sade ve sade Ramazan ayında okunmak için gelmemiştir. Kur’an sade ve sade gelinlik kızlarımızın boyunlarına asılmak için gelmemiştir. Kur’an bir hayat nizamıdır. Hayat ve hayatin tüm safhalarına tatbik edilmek için gelmiştir. Kur’anı rehber, Hz- Mühammedi önder yaparak yürümeliyiz—
Fatih ne demiş?.. devlet ile din, et ve kemik gibi birdir.” Devamı »
AKP, Büyük Ortadoğu Projesi, Ilımlı İslam, ABD İlişkisi
AKP, Türkiye’yi katı bir şeriat ülkesi haline getiremeyeceğini görüyor. Dahası, bu amacı terk etmiş görünüyor. Böyle bir amacın, çok şiddetli toplumsal ve siyasal çatışma yaşanmadan gerçekleşmeyeceğini 28 Şubat’tan sonra kavradıkları anlaşılıyor. Zaten, geleneksel islami hareketten de bu nedenle koptukları söylenebilir.
Diğer taraftan, Batı ve küresel semaye ile entegrasyon arayışında olan muhafazakâr yeni burjuvazinin de böyle bir talebinin(şeriat) olmadığını kaydetmek gerekiyor.
Düşük yoğunluklu bir İslamizasyon hamlesi, bu kesimleri tatmin edecek gibi görünüyor. AKP’nin İmam Hatip Liseleri’nin önünü açmak, türban, “helal gıda” ve Milli Eğitim müfredatının değiştirilmesi vb. için yürüttüğü ısrarlı çaba bu çerçevede değerlendirilmeli.
Evet, yukarıda belirttiğim gibi AKP; ABD tarafından geliştirilen “Büyük Ortadoğu Projesi” ve “Ilımlı İslam” siyasetinin bir ürünü, Washington’da tasarlanmış ve Ankara’da yürürlüğe konmuş politik bir projedir.
Şimdi bu tezi biraz daha açalım. Devamı »
İzmir Cumhuriyet Mitinginde Bayrak İndiren Telekom
13 Mayıs 2007 İzmir Mitinginde normalde her zaman çatısında bayrak olan ve özel günlerde asılan büyük bayrağı olan İzmir Cumhuriyet Meydanındaki Türk Telekom, o gün, Ankara’dan gelen bir emir ile tüm bayraklarını topladı. Miting günü çevredeki tüm binalar bayrak dolu iken, tek bayraksız bina olan Telekom binasına halkın tepkisini ve Telekomun tüm tepkilere rağmen uzun süre bayrak asmamakta direnmesini izleyebilirsinzi. Son video’da bayrağı asmak zorunda kalıp istemeden de olsa bayrağı astığını görebilirsiniz.
Bu görüntüler sayesinde Türk Telekomu AKP’nin kimlere sattığı ve şu anda kullandığımız telefonların kimlerin istedikleri gibi dinleyebildiklerini bir kez daha tüm çıplaklığıyla görmüş olduk. Devamı »
-
Arşiv
- Kasım 2008 (8)
- Ekim 2008 (4)
- Eylül 2008 (3)
- Ağustos 2008 (1)
- Temmuz 2008 (6)
- Haziran 2008 (2)
- Nisan 2008 (7)
- Mart 2008 (19)
- Şubat 2008 (22)
- Ocak 2008 (1)
- Aralık 2007 (1)
- Haziran 2007 (11)
-
Kategoriler
-
RSS
Yazılar RSS
Yorumlar RSS
